| 8 Mart... kadınların eşitlik, özgürlük ve gerçek bir adalet için verdiği tarihsel mücadelenin günü. Bugün krizin etkilerinin en fazla kadınları vurduğu, açlık, yoksulluk, işsizlik ve şidddetle en fazla kadınların yüzleştiği bir dönemden geçiyoruz. Kadınlar, en temel insani ihtiyaçları piyasalaştıran ve paraya bağımlı kılan bu sistemde insan olmanın asgari gereklerini yaşayamıyorlar. Hergün evde, işte, okulda sokakta şiddetle, tacizle, tecavüz tehditi ile yaşıyorlar. Dünyada ve ülkede süregiden savaş ve toplumsal alanda örgütlenen gericilik, milliyetçilik ve şovenizm en fazla kadınları vuruyor. Tüm bunlara rağmen kadınlar mücadele etmekten vazgeçmiyorlar. Ama önlerine dikilen binbir engelle birlikte onları da aşmaya çalışarak. Bizler de Kazım Koyuncu Kültür Merkezi'nden kadınlar olarak yanyana gelmek, kadınların yaşadıkları sorunları ve talepleri görünür kılmak için Kültür Merkezimizde 8 Mart etkinlikleri düzenledik. Bir hafta boyunca kadınların işte, evde, sokakta, tarlada yaşamın her anı ve alanında yaşadıklarını anlatan bir fotoğraf sergisi düzenledik. Film gösterimlerinde gündelikçi kadınların, tarım işçisi kadınların, oy hakkı mücadelesi veren kadınların gerçek hikayelerini izledik. Krizin etkilerini kadınların tartıştığı bir forum düzenledik. Ve ensonunda "Sahne kadınların: kadınlar çalıyor kadınlar söylüyor" diyerek sahneyi kadınların acılarını, sorunlarını , hayallerini anlattıkları türkülere ve şarkılara bıraktık. Elbette 8 Mart'ta insanca bir yaşam, şiddetsiz, tacizin ve tecavüzün, savaşların olmadığı kadın emeğinin görünür ve değerli olduğu, kadınların eşit ve gerçek yurttaşlar olarak varolduğu bir ülke ve dünya taleplerimizi dillendirmek için yanyana sokakta olacağımızı söylerek.
yaşasın 8 Mart | |