Kültür Merkezi Etkinlik ve Çalismalarindan Haberdar Olmak için Duyuru Grubuna Üye Olabilirsiniz
E-posta:
Atölye Çalışmaları
Atölyelerin İşleyişi
Müzik Atölyeleri
  »Temel Müzik Eğitimi
  »Piyano Atölyesi
  »Gitar Atölyesi
  »Bağlama Atölyesi
  »Ritm Atölyesi
  »Keman Atölyesi
  »Yan Flüt Atölyesi
  »Şan Atölyesi
  »Davul Atölyesi
  »Tulum Atölyesi
  »Klarnet Atölyesi
» Koro Çalışması
» Kemençe Atölyesi
Yaratıcı Drama Atölyesi
»Yaratıcı Drama Yetişkin
»Yaratıcı Drama Çocuk
Resim Atölyesi
» Çocuk Resim Atölyesi
Sinema Atölyesi
Felsefe Atölyesi
Fotoğraf Atölyesi
» Fotoğraf Proje Atölyesi
» Temel Fot. Eğitimi Atölyesi
Edebiyat Atölyesi
Tiyatro Atölyesi
» Temel Tiyatro Eğitimi Atölyesi
» Sokak Tiyatrosu Atölyesi
Orff Yöntemi Çalışma Grubu
Fotoğraf Galerisi

Kazım Koyuncu Fotoğraf Arşivi

Dernek Tüzüğü

  Derneğimizin Kurucularından Metin Küreci’yi Yitirdik
PDF Dosyası Olarak Kaydet
Yazıcı Dostu
Arkadaşına Gönder

Derneğimizin Kurucularından Metin Küreci’yi Yitirdik

Kazım Koyuncu Kültür Merkezi Derneği’nin kurucularından, yaşamını devrimci harekete adamış kararlı bir devrimci Metin Küreci, 11 Şubat günü sabaha karşı Almanya’da aramızdan ayrıldı. Metin Küreci 6 yıldır karaciğer kanseriyle mücadele ediyordu.

Sevgili Metin Küreci, hastalığının ilerlemiş olmasına ve koşullarının tüm elverişsizliğine rağmen devrimci bir kültürün yaratılmasına dönük bir çaba olarak Kazım Koyuncu Kültür Merkezi’nin kuruluşunu büyük bir heyecanla karşılamış ve derneğimizin kurucusu olmuştur.

Derneğin kuruluş sürecinde düşünceleri, deneyimleri ve emeğiyle elinden gelen tüm katkıyı sunmuş ve hastalığıyla paralel ilerleyen dernek çalışmalarını her zaman yakından takip ederek desteklemiştir.

Almanya’da tedavi gördüğü son dönemde dahi Kültür Merkezi’ni arayarak, çalışmalardan haberdar olarak, düşüncelerini açıklayarak desteğine devam etmiştir. Yaşamı boyunca sürdürdüğü mücadelesindeki direnç, kararlılık ve deneyimleri bugünden sonra da çalışmalarımıza ışık tutacaktır.

Kararlı bir devrimciyi Metin Küreci’yi yitirmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz…

1959 yılında İstanbul Maltepe'de doğan Metin Küreci 1970’li yıllarda bir Devrimci Yol militanı olarak bu bölgedeki anti-faşist mücadelenin ön saflarında yer aldı. 12 Eylül yılları boyunca gizli devrimci çalışmayı başarı ve kararlılıkla yürüten Metin Küreci, 1984’ten sonra da devrimci hareketin yeniden yaratılması çabasına girişen “az bulunur” devrimcilerden oldu. Oluşturduğu ve içinde yer aldığı militan gruplarıyla, cezaevlerindeki devrimcilerin Çanakkale, Kırşehir ve başka birçok cezaevindeki firar çabalarına dışardan yaşamsal katkılar sağlayan Küreci, Kırşehir Cezaevi’nden 18 devrimcinin kaçtığı başarılı girişimin örgütlenmesinde belirleyici bir rol oynadı. Bu firar eyleminin ardından gelişen operasyonlardan kurtulmayı başaran ve kısa bir süre için yurt dışına çıkan Küreci burada Devrimci İşçi çalışmasına katkıda bulundu. 1988’den sonra Türkiye’ye dönerek, bu dönemde Devrimci Yol militanlarının devrimci hareketi yeniden yaratmak için oluşturduğu Devrimciler Platformu’nda aktif görevler aldı. 1991'de eşi Sevgi ile birlikte kaçak yaşarken kızı Ezgi dünyaya geldi.  Küreci, 1992’ye kadar Çukurova bölgesindeki devrimci çalışmaların örgütlenmesinde kurucu bir rol oynadı. Malatya Cezaevi’nden firar organizasyonu çalışması yaptı. Malatya ve çevresinde bu organizasyonun zemini için bölge çalışması yaptı

“Tartışma Süreci” adı verilen Devrimci Yolcular arasındaki tartışma ve ayrışma döneminde yakalanan Küreci, eşi ve kızıyla birlikte 1 yıl cezaevinde kaldı.

1995’de tahliye edildikten sonra Tartışma Süreci’nin ÖDP’ye evriltilmesine karşı çıkarak, bu platformdan ayrıldı. Küreci bu dönemde, “Tartışma Süreci” ve ÖDP girişiminin devrimci saflardaki bozucu etkileri ile mücadele etti ve yeni devrimci dinamiklerle buluşma çabası içinde oldu.

2000 teşhis edilen karaciğer rahatsızlığı nedeniyle Hamburg'a geldi. Kansere yakalandığını anladığında en büyük üzüntüsü, “düzenle doğrudan mücadele etmek yerine kendi vücudundaki bir kötülükle mücadeleye vakit harcamak zorunda kalmak” oldu. Kansere karşı mücadelesini, devrimci mücadeleyle ilişkisini yeniden üretmenin bir aracı haline getirmeyi başardı. Devrimci mücadelede yıllarca bir arada olduğu arkadaşlarının “adalılar” olarak yaşamaya, paylaşmaya devam edebilmelerinde unutulmayacak bir çaba gösterdi.

Hastalığının son devresinde Devrimci Yol’a ilişkin bir sözlü tarih çalışmasına başladı. Türkiye’nin dört bir yanında, Devrimci Yol militanlarıyla yaptığı röportajları bir araya getirerek, Devrimci Yol’un tarihini “militanlarının ve halkın gözünden” yazmayı düşlüyordu. Özellikle Adana bölgesindeki görüşmeleri birebir kendisi yürüterek tamamlanma noktasına getirdi. Tüm çalışmanın sonunu getiremeyeceğini anladığında, “hiç olmazsa bir gün bu tarihi yazmak isteyecekler için son günüme kadar malzeme sağlamış olurum” diyerek çabasını sürdürdü.

Metin Küreci’y’i 11 Şubat günü sabaha karşı Almanya’nın Hamburg şehrinde tedavi gördüğü hastanede yitirdik. Devrimci mücadeledeki kararlılığı, inadı, sabrı ve bütün acıları çelebice karşılama gücüyle unutulmayacak.

Metin Küreci’nin cenazesi Türkiye’de mücadele arkadaşları tarafından kaldırılacak.

UĞURLAMA PROGRAMI

14 ŞUBAT CUMARTESİ

BULUŞMA:

SAAT 12.00 KARACAAHMET MORGU

SAAT 13.00 KONVOYLA ÇIKIŞ

SAAT 14.00 MALTEPE GÜLSUYU MEZARLIĞI

(Gülsuyu'nda DÜZENLENECEK TÖRENİN SONRASINDA GÜLSUYU MEZARLIĞINA YAPILACAK YÜRÜYÜŞÜN ARDINDAN TOPRAĞA VERİLECEK )
 
 
Eşi ve Kızının Kaleminden Metin Küreci
 

1959 İstanbul , Maltepe’de doğdu, kütükte 1957’li. 57’ li olmayı daha çok severdi...

15-16 Haziran’ları küçük bir işçi çocuk olarak yaşadı... Sandık atölyesinde çocuklarla sandık çakarken idi ilk örgütlenmesi, paralarını ödemeyen patrona karşı elinde benzin bidonu, yanında diğer çocuklarla eylem koydu, kazandı... Örgütlenmeyi de , direnmeyi de böyle öğrendi...

Cevahir’le Mahir’i gördü Maltepe’de çatışırken... Mahirler Maltepe Cezaevi’nden kaçtığında efsane yanı başındaydı.

60’lı yıllarda ilk kuruluşunda yerleştiler Gülsuyu’na.

78’de evsizlerle mahallenin kuruluşuna öncülük etti. Mahallede direniş komitesinin örgütleyicilerindendi. Kitlesel hareketlenmenin önünü açmanın yolunun devrimci kültürle donanmış şiddet kullanımı olduğunu çocukluğunda öğrenmişti... Kalabalıklarla, gücü birleştirdi yaşamı boyunca.

Cuntanın karanlığında işçi örgütlenmesinin yükseltilmesi mücadelesindeydi. İstanbul Halk Ekmek Fabrikası’nda ilk sendikalaşma çalışması dolayısıyla işten atıldı. Kır çalışmalarına lojistik sağladı, kırların dağılmasından, sonra İstanbul’da yeniden organize olmaya zemin hazırladı.

Yol arkadaşı Sevgi ile tanıştı ve bu yolculuğa birlikte devam etti.Bundan sonra onlar Gül ve Erdem, Suna ve Hasan, Metin ve Sevgi olarak birlikte anılacaklardı...

Eylül karanlığında, küçük aydınlık noktalar oluştururken, aydınlığın genişlemesini, birbiriyle buluşmasını sağlamaya çalıştı. Otonom yapıların oluşumu sürecinde aktif rol oynadı.

İnsan Hakları Derneği kuruluşu sürecinde Halkevleri’nin yeniden açılması ve organizasyonunda Eğit-der oluşum süreci faaliyetlerinde aktif rol oynayan isimsiz dinamiklerdendi.

88’de Kırşehir zindanlarını delen 18 devrimcinin kaçışını eşi ile birlikte organize etti...

Yurtdışına giderek Devrimci İşçi örgütlenmesine katkıda bulundu...

89’da ülkeye geri döndüğünde Çukurova’da yeniden örgütlenme çalışmalarında kurucuydu...

1991’de Ezgi’nin babası oldu. Kaçak yaşamında kızının ebesiydi...

Malatya Cezaevi’nden firar organizasyonu çalışması yaptı. Malatya ve çevresinde bu organizasyonun zemini için bölge çalışması yaptı...

Tartışma sürecinde Koordinasyon Kurulu’ndaydı. Tartışma süreci bitiminde , yol ayrımında eşi ve kızıyla birlikte yakalanarak Bayrampaşa Cezaevi’nde bir süre kaldılar.

Cezaevi sonrası ‘’adalı’’lılığını sürdürdü.

2000 yılında teşhis edilen karaciğer rahatsızlığı nedeniyle Hamburg’a geldi.

2004 ‘te karaciğer nakli oldu. Yol arkadaşı Sevgi ile ciğeri paylaştı.

İnsanlarla mutlu olup insanlardan güç aldı. Yaşama gücü ve direnci inanılmaz yüksekti. Kesintisiz sürdürdüğü Devrimci Yolcuğunda yakalandığı sağlık probleminin acıları arasında da ‘’devrimci dostluk adaları’’ nda sürdü yaşamı.

Hastalığı sürecinde de durmadı ve Devrimci Yol tarihinin kayıt altına alınması Projesini oluşturdu. Sözlü Tarih çalışması olarak başlattığı bu projenin Çukurova çalışmasına bizzat katılıp projenin motor gücü oldu. Çukurova arşivinin önemli bir bölümünü tamamladı.

Kazım Koyuncu Kültür Merkezi Kurucu Üyesi idi.

Onun işi insanlardı...Sokaklardı... Alanlardı... Onun aşkı yaşamaktı direnerek; değiştirmek için dünyayı ışığıyla karanlıkları yara yara , yaralanıp berelenerek, ama bıkmadan , kopmadan, direnerek acılara, karanlığa, ihanete aldırmadan yaşamı seçti...

Yaralandı, hırpalandı, acılara katlandı, aldırmadı direndi yaşamak için ve yapmaya devam etti. Yapıcı, örgütçü, inatçı, direngendi. Dosttu, arkadaştı... İnsanları sevdi, insanlar da onu çok sevdi, seviyorlar... Anılarımızda yaşayacağını bilmek bir teselli olacak bize...

Gül’ün Erdem’i, Suna’nın Hasan’ı , Sevgi’nin Metin’i , Ezgi’nin ebesi ,babası, dostu, yoldaşı Metin Küreci 11 Şubat 2009’da Hamburg’da dostlarının sevgi seli arasında aramızdan ayrıldı...

‘’Beni bir yerlerde aramayın hatırlandıkça ben yanınızdayım. Unutulduğum zaman ölmüş olurum...’’

 

Kazım Koyuncu Kültür Merkezi.
Caferağa Mah. Mühürdar Cad. No 95 / A Caferağa / Kadıköy /İstanbul
0 216 418 58 60
bilgi@kkkm.org
Tüm Hakları Saklıdır.